29 Temmuz 2010 Perşembe

sanki..



Garip olan aslında, bunca sene ankaradan öteye gitmemiş olmam! Çok istedim fırsat olmadı, bahane de değil hani..
Gittim mi de tam giderim, paşayla beraber bir ilk daha:)

Yabancı olmam sarı saçlarımdan dolayı değildir diye düşünüyorum.. jandarma durdurunca neden tek benim kimliğimi almamış olsun ki?

Çocuklardan sesler;
-Siz bizi asimile mi etmek istiyorsunuz?
ya da çocuklardan sessizlik;
-Türkçe konuşamıyorlar ya da kürtçe konuşamıyorum ki..

Güzel çocuklar, kararlı çocuklar..

Güzel şehir, misafirperver şehir...

Bir daha gelicem! Bu sene içinde(:
Bu sefer Sümbül Dağı'ndaki buzulu görmek üzere:)

13 Temmuz 2010 Salı

uzun hikaye. .


Sanki kısa olanı varmış gibi, denmese de baştan belirtilmese de hikaye anlatınca uzun olmuyor mu ki, kime göre, neye göre uzun/kısa?

Duyguları ifade etmek, yaşanılanı düşünmesini sağlayabilmek karşı tarafın, uzun sürer elbet!

Ama yine de, hayat sevince güzel!(: sevince tatlı günler, bir kuşu kelebeği, bir taşı sevin yeter..

YoL'a çıkma vakti şimdi, yeni bir 'uzun hikaye' için,

Gidilmeyene gitmek, görülmeyeni de görmek için,

Uzaktan kuru gözüken özünde daha başka, yepyeni(!) hayatlar keşfetmek için!

hem de 'hayat' ile birlikte(:
En sevilenle, sevdicekle...

hiss-et!


Bir kadın, uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında oturamazdı. Hostes, tüm uçağın dolu olduğunu fakat birinci sınıfta yer olup olmadıına bakacağını söyledi.

Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı, bu kadının sadece terbiyesizliğine değil, bir de birinci sınıfta yolculuğu devam edeceğine şahit oluyorlardı. Zavallı adamcağız çok kötü bir durumda olmasına rağmen cevap vermemeyi tercih etti. Bu yüksek tansiyondaki durumda kadın, birinci sınıfta ve o adamdan uzak uçabileceğinden tatmin olmuş, hostesin dönmesini bekliyordu.

Birkaç dakika sonra geri gelen hostes, kadına:

"Çok özür dilerim geciktim.Birinci sınıfta bir yer buldum… Bu yeri bulmak biraz zamanımı aldı, sonra yer değişikliği için pilottan izin aldım. Diğer yolcular kulaklarına inanamıyorlardı, bu esnada kadın da bir zafer kazanmış gibi yerinden kalkmaya hazırlandı. Aynı anda hostes, oturmakta olan zenciye dönerek:

"Beyefendi, sizi uçağın birinci sınıfındaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen? Seyahat firmamız adına kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan kimsenin yanında oturmak mecburiyetinde bırakıldığınız için çok özür diliyor."

Tüm yolcular hep birlikte, bu olayı iyi bir biçimde sonuçlandıran uçak personelini alkışlayarak tebrik ettiler.

O yıl, kaptan pilot ve hostes uçaktaki davranışlarından dolayı ödüllendirildiler. Aşağıdaki mesaj, tüm ofislere personelin görebileceği bir biçimde iletildi:


"İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar..."

8 Temmuz 2010 Perşembe

suyun akışı..


Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları..

Kimse bugünkü gücüne ve üstünlüğüne güvenmemelidir!

Çünkü, kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir ..